Rububiyet Tevhidi
Cumartesi, 14 Ocak 2012 22:47
Muhammed Kocak
Rububiyet tevhidini anlamak icin Rab kelimesini cok iyi kavramak gerekir.
RAB: terbiye etmek, islah etmek, tasarrufta bulunmak (yetki sahibi olmak), tamamlamak, efendi olmak, sorumlulugu yüklenmek, sahib olmak, istedigini yapabilmek ve yaptirmak.
Allahu Taela alemlerin gercek rabbi oldugu icin gercek rablik sadece ona aittir. Yukarida sayilan rububiyet sifatlarda Allahu Taelaya ortak kabul etmek sirktir. Cünkü her yönüyle yaratan, rizik veren, herseye sahib olan, isleri idare eden, öldüren ve dirilten, fayda ve zarar vermeye gücü yeten, yücelten ve alcaltan O’dur. Rububiyet tevhidi göklerin ve yerin yaraticisinin sadece Allahu Taela olduguna ve bütün kainatin islerini O’nun düzenledigine, idare ettigine inanmaktir.
Bu tevhid yaratilis olarak her insanin kalbinde yerlestirildigi icin cogu zaman müsriklerde dahil olmak üzere bütün insanlik tarafindan kaubl görmüstür.
Ankebut Suresi 61, Yunus Suresi 31, Zuhruf Suresi, Mu’minun Suresi 86, 87, Lokman Suresi 20.
Ayeti kerimelerden anlasiliyorki, kisi sadece rububiyet tevhidini kabul etmekle Islam dinine girmis olmaz cünkü Mekke müsrikleride Allahu Taelanin rububiyetini kabul ediyorlardi. Yani yaratan, yoktan var eden, fayda ve zarar vermeye gücü yeten ve benzeri sifatlara sahip olan Allahu Taelaya inaniyorlardi. Ne varki kendilerine sefaatci olsunlar dyie putlara tapiyorlar ve o putlari Allahi seviyormus gibi seviyorlardi.
Son Güncelleme: Pazar, 22 Ocak 2012 19:12
Ilah nedir?
Cumartesi, 31 Aralık 2011 13:15
Muhammed Kocak
ILAH:
-
Sözlük: Kulluk edilen, düşkün olunan, gizli olan
-
Terim: Mabud (kulluk edilen), herşey’den çok sevilen, ta’zim edilen (yüceltilen), ibadet edilmeye güç ve kudreti önünde saygı ile boyun eğilip itaat edilmeye layık olan ve herseyin O’na muhtaç olduğu varlık
Ilah kelimesiyle ilgili bilinmesi gereken konular:
Ilah kelimesi dinimizin en önemli kavramlarından bir tanesidir.
Tevhid inancını ve karşıtlarını tanımak icin bu kavramı çok iyi bilmek gerekir. Bu kavram tevhid (iman) ile sirk (ortak koşma) arasındakı farkı en açık bir şekilde ortaya koyar. Insanoğlu yaratılışı gereği her zaman bir ilaha inanma, sığınma ve ondan yardim istemeye muhtaçtir.
Bazı şeylerden korkar, bazı şeylere gücü yetmez, bazı şeylerden yardım ister, bazı şeyleri kendinden üstün görür.Bütün ümitlerin bittiği yerde görmediği, tanımadığı bir güçten medet (yardım) bekler. Çevresinde meydana gelen olayların kendi gücünün dısında olduğunun farkındadır. Bu olayları bir gücün yarattığına yanlışta olsa inanır.
ALLAH (c.c.) inancından uzak insanlar bir ilaha bağlanma ihtiyacını batıl (yanlış) yollarla giderirler. Hicbir ilaha inanmadıklarını söyleseler de onların içerisinde sığındıkları, bağlandıkları çok büyük saydıkları bir güç mutlaka vardır.
Kur’an-ı Kerim bizlere bir takım insanların kendi istek ve arzularını ilah edindiklerini haber verir:
Furkan Suresi, 43. Ayet:
„ Gördünmü, o kendi hevasını (istek ve arzularını) ilah edinen kimseyi. Şimdi onun üzerine sen mi bekçi olacaksın.“
Kur’an-ı Kerim’e göre yer, gök ve ikisi arasında olan herşey bir olan ALLAH (c.c.)‘a
aittir. Yoktan var eden yalnızca O’dur. Bütün nimetler O’ndandır. Sonsuz güç ve kudret (kuvvet) yalnızca O’nundur. Bütün işler yalnızca O’nun elindedir. Yerde ve göklerde olan herşey isteğerek O’na boyun eğmektedir. Herşey O’nu tesbih eder. Yerde ve göklerde yalnızca O’nun hükmü geçer. O’nun Rabb oluşunun, ilah oluşunun, hükmünün ve yaraticiliğinin ortağı ve yardımcısı yoktur.
Ahzab Suresi, 36.ayet:
„ Allah ve Resûlü bir iş hakkında hüküm verdikleri zaman, hiçbir mü’min erkek ve hiçbir mü’min kadın için kendi işleri konusunda tercih kullanma hakları yoktur. Kim Allah’a ve Resûlüne karşı gelirse, şüphesiz ki o apaçık bir şekilde sapmıştır. “
Tevhid’in kısımları:
-
Zaat‘ta Tevhid: Zaati yönünden tek olması, bir benzerden, ortaktan uzak olması demektir. Insanların bildigi gibi bir cisim, bir cevher (görünen bir varlık), bir şeylerin bilesimide değildir.
Örnek: Ihlas Suresi
-
Sıfat’ta Tevhid: ALLAH (c.c.)’u Teala sıfatlarında tek‘tir. Hiçbir varlık
sıfatlarında O’na denk ve ortak değildir. Bazı sıfatlar sadece ALLH (c.c.)’u Teala’ya aittir. O’ndan başka hiçbir yaratıkta olmaz.
Örnek: Kıdem sıfatı yani varlığının başlangıcının olmaması
ALLAH (c.c.)’u Teala bazı sıfatlarını yarattığı varlıklara’da vermiştir. Mesela görme sıfatı, bilme sıfatı vs. gibi. ALLAH (c.c.)’u Teala görür ama O’nun görmesi sınırsızdır. Görmek icin bir araca, bir organa ihtiyac yoktur ama yaratıkların görmesi sınırlıdır, görmek için bir araca, bir organa muhtaçtırlar.
-
Fiil’de Tevhid: ALLAH (c.c.)’u Teala’nın yaratmasına O’nun fiili denir.
O’nun bu yaratmasında bir ortağı, bir yardımcısı yoktur. Var edende O’dur, öldürende O’dur, tekrar diriltecek olan da O’dur. Yaratmada alete, araca, organa, zamana ve mekana ihtiyacı yoktur.
Tevhidi kabul eden bir insan ALLAH (c.c.)’u Teala’ya şöyle söz vermiş olur:
Ben ancak senin emirlerine kayıtsız, şartsız uyarım. Sana dayanır ve Sana güvenirim. Sana ibadet eder ve Senden yardım dilerim. Cezalandıracak ve mükafatlandıracak yalnız Sensin. En güzel emirler Senin emirlerindir. En güzel kanunlar Senin kanunlarındır. Senin emirlerini alaya alan, yalanlayan ve haddi aşanlara karşı koyacağım. Senin rızan için yaşayacağım, Senin emrine uymayan hiçbir fikri ve kanunu benimsemeyeceğim ve kabul etmeyeceğim.
Son Güncelleme: Cumartesi, 31 Aralık 2011 13:19
|
Tevhid
Perşembe, 29 Aralık 2011 16:08
Muhammed Kocak
TEVHID:
Tevhid ne demektir?
-
Sözlük: birlemek, tek bilmek
-
Terim:
-
Allah’u Tealanın bir olduğuna, ondan başka ilah olmadığına, ortağı ve benzeri bulunmadığına inanmaktır
-
Allah’u Teala zatında, sıfatlarında, isimlerinde ve fiillerinde tektir. Eşi, benzeri, yardımcısı, ortağı, anası, babası, hanımı ve çocukları olmadığına inanmak
-
Ibadeti yalnız O’na has kılmak ( yani O’ndan başkasına ibadet etmemek)
-
Bir Allah inancının ve Allah‘u Teala’yı tek yaratıcı ve tek Rabb olarak tanımanın açıkca ortaya konmasıdır
-
Allah’u Teala’nın vahy yoluyla gönderdiği Hakk dinin adıdır
-
Tevhid ehli kişilere muvahhid denilir
-
Kelime-i Tevhid Islam’a giriş kapısıdır.
-
Islam’a ait ne varsa hepsini pesinen kabul etme duyurusudur
-
Tevhid Allah’u Teala’yla ve mü’minlerle yapılan bir anlaşmadır
-
Bütün ilahları, ilah düşüncelerini ve ilahla benzetilen herşeyi kafa’dan ve gönülden silmek, sonra da tek ALLAH inancını kabul etmektir
-
Tevhid önce reddetmek sonra da kabul etmektir
-
Yaratılışın ve var olmanın en önemli olayıdır
-
Kur’an-ı Kerim’in üzerinde en çok durduğu konudur
Son Güncelleme: Perşembe, 29 Aralık 2011 16:16
Akaid
Perşembe, 29 Aralık 2011 15:58
Muhammed Kocak
AKAID:
Akaid ne demektir?
-
Sözlük: düğümlemek manasına gelen kelimeden meydana gelir; gönülden inanmak, gönülden bağlanmak;
Akide kelimesinin çoğuludur.
-
Terim (şer’i manası): Islam dininde inanılması ve reddedilmesi gerekli olan esaslar
-
Inanılması gereken esaslar:
Allah’u Tealanin varlığına, birliğine, kudretinin sonsuzluğuna, meleklerine, kitaplarına (vahy), peygamberlerine, ahiret gününe, kaza ve kadere kısacası Kur’an-ı Kerimde bulunan bütün emirlere ve yasaklara inanmak.
-
Reddedilmesi gereken esaslar:
Küfür (= kafir olmak), Şirk, Nifak (=münafıklık), Fitne, kullara kul olmayı gerektiren düzen ve hayat görüşleri, her türlü yanlış inanç ve hurafelerdir.
Akaid ilminin önemi:
Akaid Islam dininin temelidir. Islam dinini bir bina olarak düşündüğümüzde bu binanın temelini akaid ilmi oluşturur.
Akaid ilmi sayesinde bir müslüman:
-
Neye, niçin ve nasıl iman etmesi gerektiğini bilir
-
Imanını taklitten kurtarır
-
Kendisini kötü düşüncelerden ve zararlı inançlardan koruyabilir
-
Batıl ve bid’at ehlinin itirazlarına karşı kendi inanç esaslarını savunabilir
-
Diğer din mensuplarına karşı Islam dininin inanç sistemini savunabilir
-
Inanç esasları değişmez:
Itikat (= inanç) esasları zamana, mekana, kişilere ve toplumlara göre değişmez. Allah tarafından Hz. Adem’e, Hz. Nuh’a, Hz. Musa’ya, Hz. Isa’ya inanç konusunda ne emredilmişse Peygamberimiz’e de aynı esaslar emredilmiştir. Değişen sadece şeriatlarıdır (Fıkıh, ibadetler vs.).
„ Yemin olsun ki biz Nuh’u kavmine gönderdik. Ey kavmim dedi: Allah’a kulluk edin, ondan başka ilahınız yoktur.“ ( Mu’minun, 23)
„ Allah’a ibadet edin ve ondan korkun. Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.“ (Ankebut, 16)
Bu konu hakkında diğer ayetler: Neml,45 ; Ankebut,36 ; Nisa,6 ; Nahl,36.
Bu itikadi esaslar ilk insandan kıyamete kadar tüm nesiller için, her zaman ve her coğrafyada geçerlidir.
Öyleyse herhangi bir kişi şöyle diyemez: Kur’an daki hükümler geçmişte kaldı, günümüzde bu hükümlerin herhangi bir bağlayıcılığı kalmadı, geçmişte içki, kumar, faiz yasaklandı, namaz, hacc, oruç, zekat emredildi ama bütün bunlar günümüzde geçerliliğini kaybetti derse bir insan, kafir olur. Bu ve benzeri sözleri ancak kafir olanlar ve yahutta dine bağlılığı zayir olan insanlar söyler.
Akidesi sağlam olan bir müslüman ise bu ve benzeri anlayışların tümünü reddeder. Inancını zamana mekana ve ortama göre değiştirmez.
-
Itikat (=inanç) esasları bir bütündür, parçalanma kabul etmez:
Islam dininin getirmiş olduğu hükümlerin bir kısmını kabul edip, bir kısmını reddetmek insanı dinden çıkarır.
Örnek: Namazla ilgili emirleri kabul ediyorum fakat faizle ilgili emirleri kabul etmiyorum, ticaretime zarar veriyor; Oruçla ilgili hükümleri kabul ediyorum fakat zekatla ilgili hükümleri kabul etmiyorum; Allah’ın varlığını, birliğini kabul ediyorum fakat içki içmekten, kumar oynamaktan, zina yapmaktan kendimi alıkoyamıyorum. Bu nedenle bu yukarda geçen emirlerle ve yasaklarla ilgili ayetleri bir kenara bıraksak diyorum, dese bu ve benzeri düşünceler insanı dinden çıkarır, kafir olmasına sebep olur.
Bakara Suresi, 85. Ayet:
„ Yoksa siz Kitab’ın (= Kur’an-ı Kerim) bir kısmına inanıp bir kısmını inkar mı ediyorsunuz. Sizden bunu yapanların cezası dünya hayatında rezil olmaktan başka birşey değildir. Kıyamet gününde de azabın en şiddetlisine itilirler.“
|